Erkek tipi saç dökülmesinde tepe ve ön bölgedeki kökler zamanla incelir, ense ve yanlardaki kökler ise çoğu zaman yerinde kalır. Bu farkın arkasında, köklerin dihidrotestosteron adı verilen hormona farklı derecede duyarlı olması yatar.

Ense bölgesindeki kökler bu hormona karşı daha dirençli olduğu için dökülme sürecinden genellikle etkilenmez. Bu yüzden saç ekiminde kaynak olarak bu bölge kullanılır.
Kök yeni yerine taşındığında, geldiği bölgenin özelliklerini büyük ölçüde korur. Buna bağışçı baskınlığı denir ve ekilen saçların uzun yıllar kalabilmesinin temel açıklamasıdır.
Ancak bu bölgenin sınırları vardır. Güvenli alan dediğimiz kuşağın dışından alınan kökler ileride dökülmeye yatkın olabilir, bu da ekilen saçın zamanla incelmesine yol açabilir.
Donör alan sınırsız bir kaynak da değildir. Bir bölgeden gereğinden fazla kök alındığında ense seyrekleşir ve iz belirginleşir, ileride yapılabilecek ek bir işlem için de yer kalmaz.
Tüm bu nedenlerle hekim önce donör yoğunluğunu ve kıl kalınlığını ölçer, ardından alınacak miktarı buna göre sınırlar. Kendi donör kapasitenizi öğrenmek, gerçekçi bir beklenti kurmanın ilk adımıdır.